x


x
x

Sağlık turizminde hemşirelere kritik rol!


Türkiye’nin sağlık turizmindeki büyümesi sürerken sektörün geleceğinde sağlık çalışanlarının üstleneceği rol gündeme geldi.

Turizm Star Haber

Turizm Star Haber

EDİTÖR

05.09.2026 - 12:16

YAYINLANMA

16.09.2026 - 00:16

GÜNCELLEME
Sağlık turizminde hemşirelere kritik rol!

Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, yabancı hastaların deneyiminde hemşirelerin kritik bir konumda bulunduğunu belirterek; güven, iletişim, bakım kalitesi ve kültürlerarası etkileşimin Türkiye’nin küresel rekabetinde belirleyici olacağını vurguladı.

Sağlık turizminin geleceği Ankara’da konuşuldu

Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü (USTE) Başkanı Dr. Fatih Seyran, Lokman Hekim Üniversitesi tarafından düzenlenen 1. Ulusal Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitelerinde Bütüncül Bakım Uygulamaları Kongresine davetli konuşmacı olarak katıldı.

Yenidoğan yoğun bakım alanında çalışan sağlık profesyonellerinin buluştuğu kongrede Seyran, “Sağlık Turizmi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Türkiye'nin sektörde sahip olduğu fırsatlar, sağlık çalışanlarının önemi ve uluslararası rekabette izlenmesi gereken yol sunumun ana başlıklarını oluşturdu.

“Sağlık turizminin merkezinde insan kaynağı var”

Seyran'ın değerlendirmelerinde dikkat çektiği temel noktalardan biri, sağlık turizminin yalnızca ülkeye gelen yabancı hasta sayısı veya elde edilen ekonomik gelir üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği oldu.

Uluslararası hastaya verilen hizmetin kalitesinde sağlık çalışanlarının mesleki bilgisi kadar deneyimi ve iletişim yeteneğinin de doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Seyran, bu nedenle insan kaynağının sektörün temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Hemşireler neden bu kadar önemli?

Seyran, özellikle hemşirelerin yabancı hastanın sağlık kuruluşundaki deneyiminde stratejik bir noktada bulunduğuna dikkat çekti.

Uluslararası bir hastanın sağlık kuruluşuyla ilişkisinin önemli bölümü hemşirelerle gerçekleşiyor. Hemşireler tedavi ve bakım sürecinin devamlılığının yanı sıra hasta güvenliği, hasta ve yakınlarıyla iletişim, kültürlerarası farklılıkların yönetilmesi ve genel hasta deneyimi açısından da önemli sorumluluklar üstleniyor.

Bu nedenle Seyran'a göre hemşirelerin sağlık turizmi sistemindeki görünürlüğünün artırılması ve daha stratejik bir konuma taşınması gerekiyor.

Yabancı hastanın tercihini yalnızca doktor belirlemiyor

Sağlık turizminde başarılı bir hasta deneyimi, yalnızca uygulanan tıbbi işlemin sonucundan oluşmuyor.

Seyran, kongre sonrasında yaptığı değerlendirmede yabancı hastanın Türkiye'yi tercih etmesinde hekimlik hizmetlerinin yanı sıra kendisini güvende hissetmesi, doğru iletişim kurulması ve bakım sürecinin kesintisiz yürütülmesinin de önemli olduğunu belirtti.

Bu noktada hemşirelerin hasta ve yakınlarıyla yoğun iletişim kurması, özellikle farklı ülkelerden gelen kişilerin sağlık hizmetlerine uyumunda önemli bir köprü oluşturuyor.

Türkiye’nin elinde önemli avantajlar var

Seyran, Türkiye'nin sağlık turizminde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu da ifade etti.

Türkiye’nin sağlık altyapısı, yetişmiş sağlık personeli, teknolojik kapasitesi, coğrafi konumu ve farklı alanlarda sağlık hizmeti sunabilmesi uluslararası rekabette önemli avantajlar oluşturuyor.

Ancak bu potansiyelin kalıcı bir avantaja dönüşmesi için yalnızca daha fazla yabancı hastaya ulaşılması yeterli görülmüyor.

Kalite, güven ve akreditasyon öne çıkıyor

Türkiye’nin sağlık turizmindeki konumunun güçlendirilmesinde kalite, güven, akreditasyon, hasta deneyimi, uluslararasılaşma ve nitelikli insan kaynağının birlikte geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Seyran daha önce Antalya’da düzenlenen 20. Uluslararası Sağlıkta Kalite, Akreditasyon ve Hasta Güvenliği Kongresi’nde de Türkiye'nin sağlık turizminde yalnızca uygun fiyatlarla öne çıkan bir destinasyon algısını aşması gerektiğine dikkat çekmişti.

Bu yaklaşım, sağlık turizmindeki rekabetin sadece fiyat üzerinden değil, hastaya sunulan hizmetin bütünündeki kalite üzerinden yürütülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Hemşirelerin emeğine özel vurgu

Kongrenin yenidoğan yoğun bakım gibi yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda düzenlenmesine de değinen Seyran, sağlık sisteminin başarısında hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının emeğinin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

Seyran'a göre sağlık turizminin geleceğini yalnızca yeni hastaneler, ileri teknolojiler veya büyük yatırımlar şekillendirmeyecek. Uluslararası standartlarda hizmet sunabilen, mesleki yetkinliği yüksek ve hasta deneyimini merkeze alan sağlık çalışanları da sektörün geleceğinde belirleyici olacak.

Sağlık turizminde yeni rekabet: Hasta deneyimi

Dünyada sağlık turizmi büyüdükçe ülkeler arasındaki rekabetin niteliği de değişiyor. Türkiye açısından güçlü sağlık altyapısının uluslararası hasta deneyimiyle desteklenmesi, sektörün sürdürülebilir büyümesinde kritik önem taşıyor.

Bu noktada yabancı dil, kültürlerarası iletişim, hasta güvenliği, bakım kalitesi ve sağlık çalışanlarının uluslararası standartlara uyumu giderek daha fazla öne çıkıyor.

USTE'nin yaklaşımına göre de Türkiye'nin sağlık turizmindeki küresel rekabet gücünün geliştirilmesi için kamu, akademi ve sektör paydaşlarının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Enstitü; bilimsel, akademik ve sektörel çalışmalarla bu alandaki gelişimi desteklemeyi amaçlıyor.

 

Benzer Haberler

KÜNYE İLETİŞİM Gizlilik Politikası
Anasayfa Kategoriler WHATSAPP
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !